İzmir'de Engelli Hakları Semineri Düzenledik

KESK İzmir Şubeler Platformu ile Birlikte Engelli Hakları Semineri Düzenledik

EĞİTİMSEN İzmir 3 Nolu Üniversiteler ve KYK Şubesi’nden gelen talep üzerine, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu İzmir Şubeler Platformu ile birlikte, 20 Nisan 2017 tarihinde, Fuar Gençlik Tiyatrosu’nda, “Engelli Hakları” konulu bir seminer gerçekleştirdik. KESK üyelerinin ve yurttaşların ilgi gösterdiği seminere, üyelerimiz Bahar Yavuz, İmran Deniz Güner, Mehmet Aktaş ve Ayşe Uyanık katıldı.
Seminerin ilk bölümünde, Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nevzat Kaya, “Kültürel Bir Gösterge Olarak Engelli Hakları” konulu bir sunum yaptı. Kadın hakları ve çocuk hakları ile engelli haklarının birbirine paralel geliştiğini ifade eden Kaya, kadın ve çocuk haklarının geliştiği toplumlarda engelli haklarının da geliştiğini, kadın ve çocuk haklarının gelişmediği toplumlarda engelli haklarının da gelişmediğini savundu. Engelli haklarının gelişmişlik düzeyini ülkelerin ekonomik zenginliğiyle ilişkilendiren Kaya, bu açıdan ülkeleri kıyaslayarak refah düzeylerinin yüksek olmasından dolayı Batı ülkelerinde engelli haklarının ileri bir düzeyde olduğunu, refah düzeyi düşük olan ülkelerde ise engelli haklarının kötü bir noktada olduğunu ileri sürdü. Başta Antik Yunan olmak üzere İlkçağ uygarlıklarının ortaya koyduğu metinlerle bugünün metinlerini karşılaştıran Kaya, geçmişteki yazılı eserlerde engellilere daha büyük bir önem verildiğini, engelli haklarının tanındığını, engelli haklarının eski çağlarda bugünden daha ileri düzeyde olduğunu, bu alanda bugün ivme kaybedildiğini belirtti. Edebi metinlerden örnekler sıralayan Kaya, edebiyatın engelliliğe ve engelli haklarına bakış açısını ortaya koymaya çalıştı. Engellilik algısının toplumların kendi kültürlerinde yerleşmiş bulunan birtakım kalıplaşmış düşüncelere dayandığını söyleyen Kaya, kapalı ve katı kültürlerde bu bakış açılarından dolayı engelli haklarının gelişmediği ve kültürel kalıplar değişmediği sürece de engelli haklarının bu toplumlarda ilerleyemeyeceği değerlendirmesinde bulundu. Engellilik ve engelli hakları konusundaki bilinç eksikliğinin akademi camiasında da fazlaca hissedildiğine dikkat çeken Kaya, bazı durumlarda akademisyenlerin de engelli haklarını göz göre göre çiğnediklerini vurguladı.
Prof. Dr. Nevzat Kaya’nın sunumunun ardından soru-cevap kısmına geçildi. Kaya’nın engelli haklarının kaydettiği ivme ile ekonomik zenginliği özdeşleştirerek ülkelerin refah düzeyiyle engelli haklarının geldiği noktayı birbirine paralel görmesi ve bu bağlamda ülkeleri karşılaştırması, katılımcılar arasında tartışma yarattı. Katılımcılar Kaya’nın konuşmasında anlamadıkları noktalarla ilgili sorular sordular, eksik gördüklerini veya katılmadıklarını belirttikleri konularda eleştirilerde bulundular. Engelli haklarının ilerlemesinin sadece ekonomik zenginliğe bağlanamayacağı savunuldu. Refah düzeyi çok yüksek olmasına rağmen bazı Batı ülkelerinde önemli erişilebilirlik sorunları bulunduğu dile getirildi. Kaya’nın, engelli hakları ile diğer hakların birbirine paralel geliştiği savı da diğer bir tartışma konusu oldu. Kaya’nın konuşmasında kadın ve çocuk haklarının geliştiği toplumlarda engelli haklarının da geliştiğini, kadın ve çocuk haklarının gelişmediği toplumlarda ise engelli haklarının da gelişmediğini ve ilgili toplumlarda diğer haklar gelişmediği sürece engelli haklarının da gelişemeyeceğini söylemesi üzerine katılımcılardan eleştiriler geldi.
Seminerin ikinci bölümünde, üyemiz Bahar Yavuz, “Uluslararası ve Ulusal Mevzuatta Engelli Hakları ve Temel Kavramlar” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Engelliliğin ne demek olduğu, engellilik alanındaki yaklaşım modellerinin neleri içerdiği konularından kısaca söz eden Yavuz, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin hazırlanmasına ve imzalanmasına giden süreci özetledi. Türkiye’nin 2009 yılında Sözleşme’nin imzacısı ve tarafı olmasını, bunun Türkiye’ye getirdiği sorumluluk ve yükümlülükleri aktardı. Sözleşme’nin Türkiye mevzuatına yansımalarını ele alan Yavuz, Sözleşme’ye taraf olunduktan sonra Türkiye’de engellilik ve engelli hakları konusunda bir ilerleme kaydedildiğini vurguladı. Birleşmiş Milletler bünyesinde hazırlanarak yürürlüğe konulan, başta kadın ve çocuk hakları olmak üzere insan hakları konusundaki sözleşmeler, yayımlanan bildiriler ile Engelli Hakları Sözleşmesi arasındaki farkları ortaya koyan Yavuz, BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin bizzat engelliler tarafından hazırlandığını ve engelli hakları alanında bugüne kadar yapılmış en kapsamlı ve modern düzenleme olduğunu belirtti. 07.07.2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un Sözleşme’den önceki ilk haliyle Sözleşme’den sonra yapılan değişikliklerle aldığı son halini karşılaştıran Yavuz, Sözleşme imzalanmadan önce Kanun’un adında “engelli” ifadesi geçmesine karşılık Kanun’da engellileri tanımlamak için “özürlüler” ifadesinin yer aldığını, Kanun’un tamamında bu ifadenin geçtiğini, Kanun’da engelliler kastedilerek “yardıma muhtaç düşkün birey” ibaresinin kullanıldığını, Sözleşme’ye taraf olunduktan sonra 2014’te Kanun’un birçok kısmının değiştiğini ve Kanun’da kullanılan kavram ve ifadeler ile tanımların köklü bir değişim geçirerek Kanun’un bugünkü halini aldığını, 26.11.2014 tarihli ve 6567 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile adı geçen Kanun’un içeriğinin baştan yenilendiğini, Yeni Kanun’da engellilik ve engelliler açısından hak temelli bir yaklaşımın benimsendiğini ve devletin engellilere karşı sorumluluklarının ve yükümlülüklerinin yer aldığı bu yeni Kanun’un engelliler için büyük bir kazanım olduğunu dile getirdi. BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nde düzenlenen alanlara değinen Yavuz, temel kavramlardan olan “evrensel tasarım ilkesi”, “makul uyumlaştırma” ve “engelliliğe dayalı ayrımcılık” başta olmak üzere bazı kavramlar hakkında bilgi verdi. Sözleşme’nin etkin bir şekilde uygulanması noktasında sivil topluma önemli bir rol düştüğünü söyleyen Yavuz, Sözleşme’deki yükümlülüklere uyulup uyulmadığı, sorumlulukların yerine getirilip getirilmediği konusunda sivil toplum kuruluşları tarafından gölge raporlar hazırlanarak Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Komitesi’ne gönderilebileceğini, devletin de Sözleşme’de belirtilen sürelerde raporlar hazırlayıp Komite’ye gönderdiğini sözlerine ekledi. Ayrıca, engellilik ve engelli hakları konusunda günlük hayattan birçok olumsuz örnek sıralayan Yavuz, engelli haklarının ilerlemesinin diğer haklarla birlikte yürümediğini, kadın veya çocuk haklarının gelişmesinin engelli haklarının gelişmesine paralel olmadığını ifade etti. Engelli haklarının gelişmesinin sosyo-ekonomik statünün yükselmesi ile simetrik görülemeyeceğinin de altını çizen Yavuz, gelişmekte olan ülkelerin bazılarında refah düzeyinin yükselmesine karşın engelli haklarının yerinde saydığını veya gerileme gösterdiğini, gelişmekte olan ülkelerin bir kısmında ise refah düzeyinin sabit kalmasına veya düşmesine karşın engelli haklarının ilerleme gösterdiğini kaydetti. Türkiye’deki durumu da değerlendiren Yavuz, Türkiye’de engelli hareketinin aktif ve dinamik olduğuna, engelli hakları alanında önemli bir ivme kazanıldığına, engelli hakları konusundaki bu ilerlemenin engelli bireylerin ve engellilik alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla gerçekleştiğine işaret etti.
Yavuz’un sunumunun bitmesinin ardından soru-cevap kısmına geçildi. Katılımcılar, Sözleşme’nin içeriği, doğurduğu ve doğurması ihtimal dahilinde olan sonuçları, ulusal mevzuata yansımaları, Sözleşme’ye aykırı hareket edildiğinde uygulanabilecek yaptırımlar, Engelliler Hakkında Kanun’un son hali ile ilgili konularda bazı sorular yönelttiler. Yavuz, katılımcılardan gelen sorulara verdiği cevaplarla katılımcıların kavrayamadıkları veya yanlış algıladıkları kimi noktalara açıklık getirerek katılımcıların eksik buldukları veya hemfikir olmadıkları konularla ilgili olarak katılımcılardan gelen eleştirileri yanıtladı.
Soru-cevap kısmının ardından EĞİTİMSEN İzmir 3 Nolu Şube Başkanı Ulaş Yasa tarafından üyelerimiz Bahar Yavuz ve İmran Deniz Güner’e çiçek verildi.
Programın sonunda, katılımcıların bir kısmından oluşan yaklaşık 30 kişilik bir grup EĞİTİMSEN İzmir 3 Nolu Şube üyesi Adil Çamur’un daveti üzerine sahneye geldi ve KESK’in hazırlattığı “Engellilerin Önündeki Engelleri Kaldırın” pankartını tutarak üyelerimiz Bahar Yavuz ve İmran Deniz Güner ile birlikte sahnede toplu fotoğraf çektirdi.
Fotoğraf albümü için tıklayın

kategori: